01 Nisan 2009 Çarşamba, 03:49 |
Günümünümüzün moda söylemleri: Atatürk diktatördü, Kurtuluş Savaşı basit bir Yunan-Türk Savaşı, İstanbul'un Fethi vahşice bir işgaldi...ha bir de en büyük Ermeni bizim Ermeni.=)
Yani aslında her şey basit bir kurala dayanıyor: Türk'ün tarihine dair ne var ne yoksa kötü,sıradan,aşağılık,zalimce...Bize yapılan her şeyse kabul edilebilir,zamanın şartlarının gereği,haklı,doğru,güzel...Bu duruşu benimserseniz şayet çok takdir görürsünüz arkadaşlar, biraz da yaratıclıkla açamayacağınız kapı yok.Abartıyor muyum?Belki.Çok rahatsız olduğumdan belki algımda bu yönde bir seçicilik var diyelim.Ama olmayanı yaratacak kadar da seçici değil algım,bunu kavrayabilecek derecede de açık bulunuyor.Benim işim bu zaten,gece gündüz makale okuyorum Türk ve dünya siyasetine dair.Anormalliği karşılaştırma yaparak da farketme ve doğrulama şansı veriyor bu iş bana.Genelde de yanılmıyor oluyorum malesef.Belki "hainlik" diyemem ama en azından yanlış ve zararlı, hepimiz için zararlı, bir yöntem tutulmuş olduğunu görüyorum.Dünyanın tüm bireylerine ve fakat kendi halkları hariç sonsuz anlayış ve hoşgörü gösteren bilim(!) insanları bana samimi gelmiyor.Ayrıştırıcılığın altını çizmekte direnmek bütünleştirici,barıştırıcıtüm öğelere ise adeta savaş açmak anlayışının bize bir şey getireceğine inanmıyorum.Nefret kokan yazılar okumak istemiyorum.
Ben ülkemi seviyorum, hem de çok seviyorum.Bebeğimi sever gibi,babamı sever gibi seviyorum.Yanlışıyla doğrusuyla seviyorum.Günahı ve sevabıyla, Osmanlısı ve Cumhuriyetiyle, geçmişi ve geleceğiyle onu kendimden görüyorum.Ülkesini böyle seven bir başka milletten bir insan gördüğümde de kardeşimi görmüş gibi seviniyorum,onu anlıyor ve saygı duyuyorum.Biliyorum ki sevgim gözümü kör etmeyecek,çocuğumu da babamı da eleştirdiğim gibi eleştirebileceğim ülkemi de.Ve hatta bunu yapmak için sonsuz bir istek duyacağım,adete elimden düşürmeyeceğim çuvaldızı; daha iyi daha güzel olsun diye çocuklarımızın yarınları.Ama sonra yine dönüp sarılacağım ona.Her bir parçasına hem de,gidip görmesem de benim olan her bir köyüne,köylüsüne,kentine,kentlisine; dağına,taşına ve ekmeğine...
Bunu yaparsam eğer beni suçlar mısınız?Bana yine faşist der misiniz?Darbe meraklısı?Ergenekoncu?
Ergenekon destanını çok severim ama ne çete sempatizanıyım ne de darbe.Nasıl olabilirm ki?Ben ekmeğimi yazmaktan,konuşmaktan,emekten çıkarırken?Ama önemli değil değil mi?Ben bunca seviyorum ya ülkemi ,Atatürkümü ve tüm Atalarımı, ben sizin "siyasi tarih" diye küçük gördüğünüz tarihime gönülden ve sadakatle inanıyorum ya,benden adam olmaz değil mi?Ben kabul etmesem de saydığınız tüm sıfatların karşılığıyım değil mi?Sizin gibi düşünmüyorum ya bir küçük Hitler de benim değil mi?Ben kimseleri sevemem Türkten gayri öyle mi?
Yok işte beyler bayanlar, öyle değil.Ben de sizler kadar çok seviyorum insanları.Nasıl farklı olabilirim ki zaten, aynı ninnilerle büyüdük biz; kin ve nefret anlatılmadı bizlere evlerimizde de okullarımızda da.Ama ben sadece inanıyorum ki milli devletlere bağlı bu siyasi sistem yanlış değildir kökten,sadece reforma ihtiyacı var ama alternatifi yok.Bence milletler halinde gruplaşıp yine de sahip çıkabiliriz haklının hakkına zalime karşı.Kendi kimliğimize olan sadakatimiz başkasını anlamamıza engel değildir,gerektiğinde kendi kendimizi eleştirmemize olmadığı gibi. Mazlumun yanında olmak adına kendi benliğimizden vazgeçmek zorunda değiliz.Benim inancım odur ki zaten kendisini sevmeyen yanındakini sevemez, komşusunu sevmeyen milletini, milletini sevmeyen evreni sevemez.Bunda bence bir sorun yoktur,bir çelişki yoktur özünde bu düzenin...
Bunlar tartışılır,biliyorum.Ama şunu da siz bilin ki sizin inandığınız dünya sistemi herhangisiyse sizi benden ve ben gibi düşünüp hissedenlerden daha insan kılmaz.Bana karşı bir üstünlüğünüz yok!Varmış gibi davranmanız,dudak bükmeleriniz,burun kıvırmalarınız sizi daha çok insan yapar sanıyorsanız aldanırsınız.Aksine kaybedersiniz o her şeyin üstünde tuttuğunuz insan temelli değerlerinizden.
Sürecek...kalbim çarptıkça...
Ebru
-

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder